Web siteniz mobil uyumlu mu
Marka Hikayeleri

Markaların Öyküsü-A (Ariel)

Çamaşır deterjanı,1968’de Procter&Gamble tarafından yaratıldı.

1968; barikatlar kurulur,barikatlar yıkılır. Ama kir ve yağ lekeleri ev hanımlarının hep karşısındadır. O dönemde, ev hanımlarının yarısından azının çamaşır makinesi varken, evlerin %91’i musluk suyuna kavuşmuştur. Modernleşme kadının özgürleşmesiyle anlamlı hale gelir. Ariel’le ( Amerika’da Tide) tüm kötülükler yenilgiye uğrar. Markanın isim seçimi de anlamlıdır: “el” son ekiyle birleştirilerek İtalyanca aria (hava) kelimesinden türetilmiş olan Ariel, aynı zamanda Cebrail veya Mikail gibi bir eski Ahit meleğidir.

1611 yılında Shakespeare’in yazdığı Fırtına’da, koruyucu bir melek karakteri olan Ariel, kaba kuvveti temsil eden korkunç cüce Caliban’ın karşısında havanın vücut bulmuş halidir. İki karakter de sık sık Prospero’nun oturduğu vahşi adayı ziyaret ederler. Ariel, Prospero’nun yanında yer alır ve ödülü de özgürlüğüdür! 1968 yılında Procter&Gamble (Wiliam Procter ve James Gamble tarafından 1937’de kurulmuş olan şirket) tarafından üretilen ilk toz halindeki biyolojik leke sökücü  Ariel, enzimlerden yararlanır; bu ünlü  “gluton enzimler”, bioleke çıkarıcı etkenler ile antikireç ve antiçökelme” etkenlerinden oluşan bir sistemdir.

Aynı yıl reklamlara ağırlık verilir. Enzimler temelinde, “ilk biyolojik leke sökücü” Ariel kullanan bir erkek gösterilir. Bilerek lekelenmiş bir gömleğin bilek kısımlarından biri bilinen deterjanla yıkanır; uzman uygulamacı, “Ariel, sıradan deterjanların başa çıkamadığı kir ve lekeleri yok eder” der. İlk reklam kampanyası Ariel ve ajansı Saatchi&Saatchi tarafından başlatılır.

Geniş bir mekanda, sunucu ile ev hanımı konuşmaktadır, sunucu ev hanımına bir Ariel kutusuna karşılık diğer detarjanlardan iki kutu vermeyi önerir. Cevap bellidir! “Ariel’inki gibi bir temizlik hiçbir şeye değişilmez!” Bu reklam on sene boyunca yayınlanacak ve bazen alaylı iğnelemelere maruz kalacaktır.

Temizlik cennetinde, melek Ariel çoğu zaman yalnız değildir. 1987 yılında biyolojik sıvı deterjan olan Ariel likit üretilir. Ardından 1989 yılında, ilk fosfatsız, sıkıştırılmış toz zerreciklerinden oluşan biyolojik deterjan Ariel Ultra, 1992 yılında Ariel Ultra Likit ve Ariel Color gelir. Yeniliklerin amacı ” Beyazdan daha beyaz yıkamaktır”. Beklentiler yükselir ve artık kumaş dokularının korunması mecburi hale gelir! 1995 yılında Procter “karezim” adında özel bir enzim kullanarak, sadece çamaşırı yıkamakla kalmayıp, çamaşır sağlığını da koruyan yeni bir formül bulur. İlk “ürün tanıtım” reklamı ekranlara 1996 yılında ulaşır. Burada Gazeteci Christine Bravo, Jacadi’nin yöneticisi Patrick Hamell’le röpörtaj yaparken görülmektedir. Sonuç: “Kusursuzluğu isteyen, Ariel istiyor demektir.”

Ariel mesajı amaca göre kişiselleştirirken başka markalarla da işbirliği yapar: erkekler (New Man), kadınlar (Kookai), gençler (Naf Naf), beslenme (Lenotre). Saatchi&Saatchi “giysilerin destanı” adlı reklam kampanyasına zaman kavramını da ekler: “Ariel’le her yıkamada kusursuz ve uzun ömürlü”. Lola’nın tişörtü(temmuz 1998) veya Florian’ın futbol forması için (haziran 1999) bile! Dokunulmamış tek bir alan kalmıştır, o da koku.

1998 yılında Procter&Gamble, Amerikan markası olan Tide Moutain Spring’le olan deneyiminden yola çıkarak, ilk parfümlü deterjanı üretir: Ariel Dağ Esintisi.

Mesajı vermek için en iyi yer olan metro istasyonu kullanılır! Dağ resimleri, guguklu saatler, interaktif koku gidericiler, 1998’in kasım ayında Concorde metro istasyonunun 1. hattını kullanan 500 000 kişinin dikkatini çekmiştir. Bir sene sonra Ariel, Ariel tabletlerini sayesinde “kullanıma hazır” bir leke sökücü haline gelir. Yeni bir tablet jenerasyonu, yeni iletişim. Heyecanlı deneyim olarak adlandırılan filmde ev hanımı geleneksel deterjan paketiyle baş başa bırakılır veya karşılaştırmalı filmde çoşkulu bir görüntüyle “iter,çarpar, serinletir, patlar” denilir.

Ve hijyen konusunda kullanıcılar hassas olduğundan, 2000 yılının şubat ayında, Ariel Hijyen Antibakteriyel, pasteur Enstitüsü tarafından tavsiye edilen ilk antibakteriyel deterjan olarak takdim edilir. İki ay sonra, Ariel parlak renkler ile, markanın yeni bir sloganı olur; “Yıkayın, canlandırın.” Kumaşların nasıl canlandığını göreceksiniz! Bir yenilik diğerini izler: 2001 yılının haziran ayında Ariel Tablet, suda anında eriyen doz ayarlı tabletleriyle deterjan olarak piyasaya sürülür.

 

Article written by Reyhan

Aklımda kırk tilki, kırkınında kuyruğu birbirine değmiyor. İstanbul'da büyüdüm. İstanbul'da yaşam her zaman karışıktır. Bu nedenle hep koşuşturma içerisinde olur insan. Çocukluğumda gazeteci olmak isterdim. Olmadı... Şimdi Blog yazıyorum. Hakkımda daha detaylı bilgiye ulaşmak isteyenler http://www.reyhanacikelli.com/ 'da yer alan kişisel sayfamı inceleyebilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Web siteniz mobil uyumlu mu