Web siteniz mobil uyumlu mu
kadına şiddet
Yaşam

Sosyal Hayvanlar Topluluğu

Ne Kadar rahat yaşar olduk. Herşey elimizin altında. Tüm bilgilere kolayca ulaşabiliyoruz. Hem de hiç çaba sarf etmemize gerek kalmadan… İnsanın evrim geçirdiğine inaıyorum bu nedenle HAYVANLAŞIYORUZ.

Evet yanlış okumadınız İnsan olmaktan çıkıp HAYVAN oluyoruz!  Yanlış anlaşılmasın hayvanları aşağlamak ya da küçümsemek için hayvan olma yolunda evrimleştiğimizi söylemedim. Sürü Psikolojisi ile yaşayan SOSYAL HAYVANLAR topluluğu olduk. Elimizdeki verileri kullanmayı, araştırmayı düşünmeyi,keşfetmeyi  red ediyoruz. Kendimize dışarıdan bakma yetimizi kaybettik. Tarafsız ve Nesnel olamıyoruz.

Balıklar yiyecek bulabilme icgüdüsüyle sürü halinde  hareket ederler yani,bir balık hızla bir yere doğru gidiyorsa orada yiyecek olduğu fikriyle birden bir balık sürüsü onu takıp etmeye başlar.. Ya da koyunlar, kuzular,büyükbaş hayvanlar sürü halinde güdülür örneğin… Aynı zamanda tüm koyunlarda kalabalıktan ayrılırlarsa yemek bulamayacakları ya da kaybolup ölecekleri hissi olduğunu okumuştum bir yerde.. O yüzden kalabalıktan ayrılmıyorlarmış…

Yani Düşünme yeteneği gelişmemiş, bireyselleşememiş canlılar kalabalığa yönelirler. O nedenle HAYVAN olma yolunda evrimleştiğimizi söyledim. Bugün sahip olduğumuz ve olmaya devam ettiğimiz tüm imkanlara rağmen birey olma, İnsan olma, BEN olma yeteneğimizi kaybediyoruz.

Birilerinin Çoban olmayı seçtiği Dünyamızda, Çobanlarımızın bizi götürdüğü otlakta otluyor. Dediği saatlerde ihtiyaçlarımızı görüyor ve Ona itaat ederek sürüyü terk etmeyi red ediyoruz. . Bir Gün bizi keseceğini bile bile tüm bunları yapmaya devam ediyoruz. Beni en çok üzen  ise Bunu kendimiz seçiyoruz…Yavaş yavaş ama isteyerek İnsan olmaktan çıkıp birer SOSYAL HAYVAN gibi yaşıyoruz…

………

“Hiç, bildikleri hiçtir, bilmek istedikleri hiç,

Bak da gör şu cahilleri, kurulmuşlar tepesine dünyanın,

Onlardan değilsen şayet kafir derler adama

Boş ver onları Hayyam, sen bak kendi yoluna.

-Ömer Hayyam’dan-

………….

Bu ülkede kadın olmak zor demeyeceğim çünkü başka ülkeleri bilmiyorum. Bugün 26 yaşında 2 çocuk annesi bir çocuğuna da hamile olan bir Kadın, Kocası çalışmak için başka şehre giden ve çocuklarıyla yalnız yaşamak zorunda kalan bir kadın, bir anne Tecavüzcüsünün başını kesip köy meydanına atarak “namusuna” laf söyleyenlere karşı kendini savundu.  Bugün başka bir çok kadın eşlerinden dayak yedi, iş yerinde, sokaklarda hatta evlerinde sözlü ya da bedensel tacize uğradı. Bugün bir çok kadın çaresizlikten ya kaderine razı sessizce ağladı, ya da canına kıydı.. Oysa ki ne ister bu Kadınlar?

Sanırım bunun cevabını en güzel Can Dündar vermişti;

Bir kadin cocuktur aslinda..
Cocuk gibi davranmayi sever.
Erkegin kendisine bir cocuga gösterdigi sefkati göstermesini de ister.
Bir cocugu oksar gibi incitmekten korkarak oksamalidir erkek kadini
Ama her kadin cocukca da olsa dinlenilmesini, dikkate alinmasini ister.
Yani bir kadinin cocukluk yapmasina izin vereceksiniz,
ama asla onu bir cocuk olarak görmeyeceksiniz.
Bir kadin güçlüdür aslinda.
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasini sevmez.
Ister ki erkegin gücü kendisine huzur versin.
Kendi kendine yapabilecegi seyleri bile erkegin yapmasini bekler.
Böylece hem daha kadin oldugunu hissedecektir hem de
erkeginin ne kadar güçlü oldugunu görecektir.
Ancak kadın gücünü göstermek istediginde onu engelleyemezsiniz.
Yapmak istedigi bir sey varsa mutlaka yapar.

Bir kadin sevgilidir aslinda.
Içinde her zaman sevgiyi tasir.
Sevdiklerinden kolay kolay ayrilamaz. Sevdiklerini kolay kolay kiramaz.
Zor sever ama tam sever.
Bir kadininn tam anlamyyla sevebilmesi için
yüreginin kabul ettigini beyninin de kabul etmesi gerekir.
Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsiniz
Belki kolayca yüregine girebilirsiniz.
Ancak beyninde yer etmemisseniz her an terk edilebilirsiniz.
Sevmedigi halde terk etmeyen kadinlar da var elbette.
Bunun nedeni ise engelleyemedikleri “acimak” duygusudur.

Bir kadin yalnizdir aslinda.
Hiçbir zaman kadini bütünüyle elde edemezsiniz.
Kendisine ait bir dünyasi vardir ve orada hep yalnizdir
O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.
Hiçbir anahtar o dünyanin kapisini açamaz.
Yalnizlik onun siginagidir
O siginaga ne zaman girecegine, ne kadar kalacagina hep kendisi karar
verir.
Siginaktayken oradan çikmaya zorlarsaniz onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.

Bir kadin bilgindir aslinda.
Neler yapabilecegini erkek akli hayal bile edemez.
Yaraticilginin siniri yoktur
Ama bunu ortaya çykartmak için hayatinin erkegini bekler.
Hoyratça harcamaz yaraticiligini sadece erkegine saklar.
Bir kadinin gerçek erkegi olmayi basarabilmisseniz çok sanslisiniz
demektir.
Çünkü yasaminiz asla siradan olmayacaktir.

Bir kadin hayattir aslinda.
Çünkü hayatin içinde olan her sey ancak kadinlar oldugunda anlam
kazaniyor.
Yemek yemek, su içmek bile.
Bir kadinin elinden içtiginiz suyla kendi kendinize bardagi doldurup
içtiginiz su arasindaki lezzet farkini anlayabiliyor musunuz?

Anliyorsaniz ne mutlu size. Anlamiyorsaniz, ne yazik ki yasamiyorsunuz.

-Can Dündar-

Article written by Reyhan

Aklımda kırk tilki, kırkınında kuyruğu birbirine değmiyor. İstanbul'da büyüdüm. İstanbul'da yaşam her zaman karışıktır. Bu nedenle hep koşuşturma içerisinde olur insan. Çocukluğumda gazeteci olmak isterdim. Olmadı... Şimdi Blog yazıyorum. Hakkımda daha detaylı bilgiye ulaşmak isteyenler http://www.reyhanacikelli.com/ 'da yer alan kişisel sayfamı inceleyebilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Web siteniz mobil uyumlu mu