Web siteniz mobil uyumlu mu
17 ağustos depremi
Yaşam

13 Yıl Önce Bugün…

Üzerinden Tam 13 yıl geçti. Bir Çoğumuz unutsak da bazılarımız için hala dün gibi…Bugün 17 Ağustos Marmara Depreminin 13. yıl dönümü…

17 Ağustos 1999’da meydana gelen Marmara depreminin 13. yıl dönümü dolayısıyla Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde düzenlenen törende depremde hayatlarını kaybedenler anıldı.Katılım azdı. Sonuçta ateş düştüğü yeri yakıyor. O acıları birebir yaşayanlar, yakınlarını kaybedenler için öylesine zor ki acılarını paylaşmaları, hangi güçlü cümleyi kurarlarsa kursunlar acılarını aktarmaları mümkün değil.. O yüzdendir 13 yıl sonrasında dahi akıttıkları göz yaşları…

Bu nedenle amacım oturduğum yerden süslü cümlelerle ahkam kesmek değil zaten haddime değil.Ne yaslarını tam tamına anlayabilirim,ne kederlerini. Keşke acıyı yaşamadan paylaşma imkânı olsaydı, O zaman depreme dayanıksız yapıların, müttehit hatalarının hiç biri olmazdı.  Düşünsenize, 17 ağustos 1999’da yıkılan evlerden birinin müttehittinin  yakınını kaybeden kişinin acısını aynı anda kendi bedeninde ve ruhunda, aynı şiddette hissedebilse… Acaba bu acıyla yaşamaya devam edebilir miydi.. ya da aynı şeye tekrar cesaret edebilir miydi?..

Keşke bu konuda bir şey icat edilse, bunu sağlayabilecek bir şey…Aslında Deprem Felaketinden sonra, Türkiye’de deprem odaklı buluşların sayısında çok ciddi bir artış yaşandı. 2011 yılı verilerine göre; Deprem odaklı buluşların sayısı 10 kat artarak 13’den 139’a yükseldi. Yine de Dünya da alınan patentlerle kıyaslandığında  hala bu konuya verdiğimiz önem çok yetersiz gözüküyor.

Deprem konusunda alınmış patentlerden belki en eski ve en bilineni Tesla’nın Ters Deprem makinesi patenti.Temelleri ilk defa J.O’Neill tarafından atılan nispeten daha küçük ölçekli depremler yaratarak fay hattının enerjisini emme fikri,  1893 yılında Nicola Tesla ile hayat bulmuştur.

J.O’Neill ilk defa şiddetli deprem meydana gelme olasılığı olan yerlere jiraskop bataryaları yerleştirerek bu cisimlerle düşük seviyelerde rezonans yaratılınması, böylece katmanlar üzerindeki baskının azaltılmasıyla büyük depremlerin engellenebileceğini fikrini ortaya attı. Tesla da bu fikri desteklemiş, bunun mümkün olduğunu belirtmiştir. Kendi de daha sonraları benzer mantıkla çalışan bir osilatör icat etmiştir. İlk defa çalar saat büyüklüğündeki bir osilatörü 60 cm uzunluğunda 5 cm kalınlığında bir çelik halkaya takmış, dakikalar sonra halka önce titremeye, sonra açılıp kapanmaya en nihayetinde de yarılmaya başlamıştır. Tesla bu başarısını gördükten sonra bunu bir de geniş ölçekte denemek için çelik yapılı bir inşaat aramış ve osilatörünü bir kez de burada test etmiştir. Peki Tesla bunu nasıl yapmıştır?

Elektro-mekanik bir osilatör diyebileceğimiz bu yapının en önemli özelliği küçük enerji girişleriyle yapı içerisindeki büyük kütleli bobinlerin de kolayca hareket ettirebilinmesidir. Bu da osilatörde bulunan pistonların kapalı bir haznede bir yay etkisiyle çarpıştırılmasıdır. Sıkıştırılmış havanın bir yay gibi davranmasıyla çarpışan pistonlar büyük bir etkiyle ters yönde hareket ederler. Tesla’nın Ters Deprem Makinesi patentini izlemek için videoya tıklayın :

**********

Teslanın deprem patenti hakkında bilgi  kaynağı : elektrikport.com

 

Article written by Reyhan

Aklımda kırk tilki, kırkınında kuyruğu birbirine değmiyor. İstanbul'da büyüdüm. İstanbul'da yaşam her zaman karışıktır. Bu nedenle hep koşuşturma içerisinde olur insan. Çocukluğumda gazeteci olmak isterdim. Olmadı... Şimdi Blog yazıyorum. Hakkımda daha detaylı bilgiye ulaşmak isteyenler http://www.reyhanacikelli.com/ 'da yer alan kişisel sayfamı inceleyebilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Web siteniz mobil uyumlu mu